Fenalaşıp getirildiğim acil serviste hastalığımı öğrendim

06.03.2015

Fenalaşıp getirildiğim acil serviste hastalığımı öğrendim

Adım Sevda Arısoy, 25 yaşındayım.  Hastalığımın adı PRİMER MEDİASTİNAL B HÜCRELİ LENFOMA, 11 Ocak 2013’te hastalığımın teşhisi konuldu. Teşhis konulduğunda hastalığım dördüncü evredeydi.  Zaten Zafer Hocaya ve hastanenize gelmem de başlı başına ayrı bir hikâye. Onun öncesinde farklı doktorlara gittim ama teşhis konulamadı. Halsizlik ve öksürük vardı. Akciğer ve kalbimin su toplamış olması bir takım rahatsızlıklarla kendini gösteriyordu, geceleri uyuyamıyordum. Ateş ve kilo kaybı vardı. Ama vücudum su topladığı için o kilo kaybını yüzümde hissetsem de tartıda fark gözükmüyordu.

Şikâyetlerim için farklı bir hastaneye gittim ve farklı branşlarda 5-6 tane doktora gözüktüm. Göğsümde şişlik vardı ama aile geçmişimde kanser olmadığı için sadece el yordamıyla muayene ettiler. Doktorlar şişliğin göğüste olan kıllara bağlı olarak mikrobik ya da enfeksiyon kaynaklı olabileceğini söyleyerek beni eve gönderdiler.  Yani 4-5 ay kadar bu şekilde oyalanmış oldum. Hastalığın ilk evresinden itibaren hep aynı özel hastaneye gittim. Daha önce İstanbul’da yaşamadığım için de özel hastane olarak tek bildiğim hastaneyi tercih etmiştim.

İstanbul’a da hastalık kendini göstermeden bir yıl önce taşınmıştım. Bu rahatsızlıkları taşırken bitkin olmama rağmen çalışıyordum. Bir gün iş yerinde fenalaştım. İş yerime de burası yakın olduğu için arkadaşlarım beni Anadolu Sağlık Merkezi’ne getirmiş. Normalde ben hastanenin yerini, adını bile bilmiyordum. Çok şükür ki Zafer Hocayla karşılaştık.

Acil servisinden girdiğim bu hastanede göğüs hastalıkları hekiminin şüphesi üzerine istenen kan testi gibi tetkiklerle başlayan süreç Zafer Hoca’nın teşhisi ile sonuçlandı.

2013’ün Ocak ayıydı, acile getirilmemin hemen ertesi gününde hastalığın en geç evresinde olduğum için yoğun bakıma alındım. Bunun çok üzücü bir süreç olduğunu söyleyebilirim. İnsan şok oluyor, hiç beklemediğiniz aklınıza bile gelmeyen bir durum yaşıyorsunuz.  Ben yanımda ailem olmadığı için de çok etkilendim.
Tedavi sürecine gelecek olursak; yoğun bakımdayken kemoterapi almaya başladım. 12 kürlük kemoterapiden sonra Zafer hoca çok genç yaşta olduğum ve hastalığın tekrarlama riski yüzünden ilik naklini önerdi. Sonuç olarak ilik nakline girdim ve nakilden sonra radyoterapi aldım.

İlik naklini Otolog nakil şeklinde oldum. Lenfoma olduğum için kendimden nakil olma olasılığım vardı ve bu seçeneği kullandık. Bu elbette diğer nakillere göre biraz daha kolay en azından ilik beklemenin stresi ve vakit kaybı yaşanmıyor. Kemik iliği nakli sürecinden bahsedecek olursak, yani o hikâyenin bir kahramanı varsa o da Zafer hoca ve onun ekibi. Ben sadece tedavi oldum. Bedensel olarak zor bir süreçti ama iyi bir tedavi almanın şansını yaşadım.

Nakil sürecinin sonrasında iyileşme sürecim başladı. Kontrollere gidip, geldim. Hastaneden çıktıktan sonra haftalık kontrollere geldim, Zafer Hoca sonra kontrolleri ayda bire, sonra 3 aya, sonra 6 aya çevirdi.

Tedavi sürecinde ailem sürekli yanımdaydı ve bana destek oldular. Şimdi dönüp baktığımda tedavi sürecinde çok güçlü olduğumu düşünüyorum. Kolay bir süreç değil,  tedavi süreci bittikten sonra destek almaya başladım. Keşke o zaman alsaydım.

Ama kendimi tedavi sürecinde hiç bırakmadım. Belki iyileşmeme neden olan şey de o oldu. “Ah ben hasta oldum, öleceğim” “oo, ne olacağım ben” gibi düşüncelere kafamı yormadım. Çünkü ben Zafer Hoca’ya çok güvendim. O hastalara iyi olacağı hissini zaten veriyor.

Hastalara tedavi sürecinde ve sonrasında psikolojik destek almalarını öneriyorum. İnsan kendini ne kadar iyi hissetse de bu sürecin bir izi mutlaka kalıyor. Çünkü kısa bir süre değil bu, uzun bir süre. Hem kendi psikolojilerinden kaynaklı, hem de çevrelerinden kaynaklı yaşanabilecek sorunlar için psikolojik destek almaları bence daha iyi olur.  Tedavi sürecinde zaten yorgun oluyorsunuz, sosyal hayattan kopuyorsunuz. Bu noktada ailenin desteği ve yardımı da çok önemli, belki de ailenin de destek alması iyi olabilir. Bu şekilde hastaya nasıl davranması gerektiği konusunda da daha bilgili olabilirler.  Çünkü hastaların da tepkileri değişebiliyor agresifleşebiliyorlar, buraya ilk geldiğimde “Acaba bende mi öyleyim” diye düşünüyordum çünkü etrafımdaki hastalar ufacık bir şeye bile sert tepkiler verebiliyordu. Belki ruhsal durumundan, belki korkularından böyle oluyor ama karşısındaki insan hastanın ne yaşadığını, hissettiğini bilmediği için de anlayışlı olmak lazım. Bu nedenle hasta yakınları da destek alırlarsa çok daha iyi olur bence.

Birkaç ay sonra ara verdiğim bankacılık kariyerime geri döneceğim.  Hastalara tavsiyem, hastalıkla kafalarını çok yormazlarsa, hastalık süreci çok daha olumlu ilerler. Yapılması gerekenler doktorlar tarafından zaten yapılıyor. Bir de işinin ehli bir doktorun elinde olunca her şey çok daha iyi ilerliyor. Zafer Hoca’ya gelmek benim seçimim değildi, ama çok şükür ki geldim. Ben her gece bunun için dua ediyorum.

sevda Arısoy
Paylaş Yorum

Sevda hanım size nasıl ulaşa bilirim

FİLİZ GÖK
Tüm Yorumlar İçin Tıkla
Back To Top